Nefrit Hastalığı Nedir ?

Nefrit hastalığı yangılı lezyonlar sonucu meydana gelen böbrek hastalığı. Yangının yaygınlığına gore nefrit yaygın nefrit ve odaksal (fokal) nefrit diye ikiye ayrılır.

Yaygın nefrit (veya yaygın glomerülonefrit) iki böbreği etkileyen bir hastalıktır. Böbrek glomerülü çeperleri çok ince kılcal kan damarlarının bir yumağıdır. Kan sıvısının bir bölümü olan sidik bu incecik çeperden dışarı salgılanarak böbrek borularına geçer. Bu borular gittikçe kalınlaşan kanallara dönüşür ve sidik bu kanallar tarafınca böbrek pelvisi içine gönderilir; ordan da sidik borusu yoluyla sidik torbasına dökülür. Yaygın nefritte glomerüllerin tümü yangılanır. Her glomerüldeki tüm kılcal kesecikler yangılanmıştır. Bu hastalık ivegen, yarı ivegen ve süreğen gelişme göstermesine göre ayrı ayrı biçimler alır.

Nefrit Hastalığı Sebepleri Nelerdir ?

İvegen yaygın nefrit zehirleyici etkenlerden ileri gelebilir. Örneğin kurşun, arsenoben zoller ve bizmut şeklinde ilaçlar böyle bir zehirlenme yapabilir. Kimi zaman anjinler, bademcik yangıları, kızıl, kızamık, grip, çeşitli, septisemiler gibi hastalıklar da ivegen yaygın nefrite yol açabilir. Başka bir deyimle ivegen yaygın nefrit bunlardan birinin kornplikasyonu olabilir. Ayrıca nemli soğukta kalmak, böbrek kesimi üzerine güçlü bir darbe gelmesi nefrit meydana getirecek enfeksiyon hastalıklarım destekler. Hatta bazı araştırıcılar kalıtsal bir yatkınlığın bile rol oynayabileceğine işaret etmektedir.

İvegen yaygın nefrit aniden ortaya çıkabildiği şeklinde ağır ve yavaş yavaş artan bir tempoyla da ortaya çıkabilir. Ödem, tansiyon yüksekliği ve sidik değişmesi hastalığın üç ana emaresidir. Ödem, doğrusu şiş en çok yüzde ve özellikle gözkapakları, yanaklar ve dudaklarda görülür. Sadece vücudun başka kesimlerinde de rastlanabilir.

Advertisements

Gerilim yüksekliği glomerüllerin tıkanmasının bir sonucudur. Tıkanma glomerül keselerinin mekanik ve toksik etkenlerle daralmasının sonucudur. Bu daralma sonucunda kan uçlardaki damarlardan atılıp büyük, merkezsel damarlarda birikir ve gerilim yükselir. Deri kan bakımından beslenmediği için hastanın yüzü hep solgundur.

Sidikteki değişmeler çeşitlidir. Miktar azalır, buna oligüri denilir. Ağır durumlarda hasta hiç ufak aptesini edemez; bu da nüridir. Dışarı çıkma ritmi değişir. Niktüri kısaca daha çok geceleri minik aptesini etme görülür. Bir değişiklik de sidikte düzgüsel olarak bulunmaması ihtiyaç duyulan maddelere rastlanmasıdır. Sidikte kan ve albümin bulunur ve sidik silindiri denilen silindir biçimi hücre topluluklarına rastlanır. Böbrek epitelyumundan parçalanmış hücreler de olur. Sidik çoğu vakit bulanık, kırmızımtırak ve koyudur Sidikteki bu değişiklikler ya glomerüllerin tıkanmasından yahut böbrek borularının yangılı lezyonlarından ileri gelir.

Nefrit Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın bu üç ana belirtiden başka emareleri de vardır. Örneğin derinin solgun oluşu, ateş (bazen hiç ateş çıkmayabilir; çıktığında da hiç bir süre yüksek değildir), genel güçsüzlük, kalpte rahatsızlıklar (atış hızlanır ve gerilim yükselmesi nedeniyle kalp geçici olarak biraz genişler), sinir bozuklukları, sara yi hatırlatan krizler, görme bozuklukları, çevreyi puslu görme, uçuşan sinekler görür gibi olma. Iştahsızlık, mide bulantısı, kusma vb. Bu öbürülerdendir.

İvegen yaygın nefrit hafifçe durumlarda 2-3 hafta, ağır durumlarda çok daha uzun sürebilir. Bazı hastaların ödemlerinin geçmesi, tansiyonlarının düşmesi için beklemek gerekir. Aynı hastalığın bir de üsteleyen çeşidi vardır. Aldatıcı bir iyilik bütün belirlileri örtüp hastalığı süreğen veya yarı ivegen bir biçime sokabilir. İvegen yaygın nefritten ölüm pek az görülür.

Nefrit Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır ?

Eski hekimler bu hastalığın tedavisi için «süt, yün, yatak» salık verirlerdi. Bunların son ikisi bugün de geçerlidir. Yatak dinlenmesi ve böbrekleri sıcak tutma, yün kuşak sarma vb. Ile çok iyi sonuç alınmaktadır. Hastaya bir tek süt içirmenin ise, bazı sakıncaları olduğu ortaya çıkmıştır.

Bugün hekim denetimi altında daha özlü bir besin rejimi izlenmektedir. Tuz ya sınırlı olarak verilir ya da hiç verilmez. Çünkü tuz ödem olmasına yardım eden bir maddedir. Esasen süt rejiminin bırakılmasının sebebi sütün tuz bakımından varlıklı olmasıdır. Sıvı besinler de hem ödem yaptıkları bununla birlikte gerilim yükselttikleri için sınırlı olarak verilir. Proteinler (et, yumurta) azaltılır; yağlar ve karbonhidratlar sağlıklı kimselere verildiği kadar verilir. Süt günde 400 gramı geçmemelidir.

Cerrahi yoldan tedaviye başvurulmuş olduğu da olur. Örneğin splanknik sinirin yani ggrup çevresindeki sinirin damarlardaki spazmı yok etme amacıyla uyuşturulması, böbreğin çevresel kapsülden ayrılması gibi uygulamalar yapılır. Bu son uygulamaya ağır anüri durumlarında ya da çok yüksek tansiyonda başvurulur.

Yan ivegen yaygın nefrit, iyileşmemiş bir ivegen yaygın nefritten sonrasında ortaya çıkar. Aynı emareler daha ağır olarak görülür. Komplikasyonlar (üremi, böbrek yetmezliği) öldürücü olabilir.

Nefrit Hastalığı Tipleri Nelerdir ?

Süreğen ve yan süreğen nefrit tıpkı yan ivegen nefrit şeklinde iyileşmemiş ivecen nefriti izleyen bir komplikasyondur. Klinik açıdan ödemli ve hipertansiyonlu diye ikiye ayrılır. İlk türün en baskın belirtisi ödemlerdir. İkincide ise yüksek gerilim bütün öteki belirtileri geride bırakır; hatta kalp yetmezliği yöntemiyle ölüme kadar götürebilir. Sadece kimi zaman daha önce böbrek yetmezliğinin doğurduğu üremi zehirlenmesi hastayı öldürür.

Odaksal nefrite bu şekilde denmesinin nedeni, yangının bütün böbrek dokusuna yayılmamış, sadece birkaç odakta sınırlı kalmış olmasındandır. Yangı odaklarının glomerül dokusunda yada glomerüller arasındaki bağ dokusunda olmasına bakılırsa bu nefrit çeşidi glomerüler odaksal nefrit ve bağ dokusu odaksal nefriti diye ikiye ayrılır.

Glomerüler odaksal nefrit glomerül keselerinın bir kısmına, hastalık yapan mikroorganizmaların hücumuyla olur. Bu konum, özellikle ağır gelişen endokardit sırasında ortaya çıkar. Ek olarak mikroplu hastalıklar (anjin, kızıl, grip, tifo, akciğer yangısı vb.) sırasında mikropların böbrek dokusunu hırpalamasıyla da olabilir. Başlıca belirti sidikte kan ve albümin bulunmasıdır. Yaygın nefritin öteki iki belirtisi şu demek oluyor ki ödem ve yüksek gerilim bunda görülmez.

Bağdokusu odaksal nefriti az görülen bir hastalıktır. Kızıl, kuşpalazı, tifo şeklinde enfeksiyon hastalıklarında ortaya çıkar. Bunda da ödem ve yüksek tansiyon yoktur; sidikte kan, albümin ve sidik silindiri denen hücre toplulukları vardır. Odaksal nefritin her iki çeşidi de çoğu zaman iyi neticelanır. Tedavide kimyasal ilaçlar ve antibiyotikler kullanılır.

İrinli Nefrit Hastalığı Nedir ?

Nefritin bir de irinli nefrit denilen türü vardır. Buna böbrek absesi, böbrek çıbanı da denilir. Böbrek dokusunun irin etkenleriyle yangılanması sonucu olur. Bu etkenler streptokoklar, stafilokoklar benzer biçimde her süre hastalık meydana getiren mikroskopik canlılar olabildiği benzer biçimde. Koli bakteri çeşidinden olup kimi zaman hastalık icra eden kimi zaman yapmayan mikroskopik canlılar da olabilir. Böbreğin içinde bir veya daha fazla çıban çıkar. Birincil doğrusu başka bir hastalık sonucu olmayan irinli nefrite pek azca rastlanır.

Örneğin bıçak veya kurşunla böbrekte meydana getirilen bir yaranın mikrop kapmasıyla doğar. İkincil doğrusu bir enfeksiyon hastalığı sonucu meydana gelen irinli nefrit, mikrobun böbreğe geliş yoluna göre hematojen ve ürinojen diye ikiye ayrılır.

Birinci türde mikrop, vücuttaki herhangi bir yangı odağından kan yöntemiyle böbreğe iner. Ürojen türde ise mikroplar böbreğe sidik yollarındaki bir yangı odağından (prostat sidik yolu vb.) çıkarlar. Maksimum rastlanan irin etkeni koli bak teridir. Klinik belirtiler yüksek ateş, ürperme. Kusma, baş ağrısı, hasta böbreğin devamlı ve şiddetli ağrıması, genel koşulların ağırlaşma sı (hızlı nabız, kusmalar, ishal, dil kuruması vb.) böbrek ağrısı ve sidiğin irinli olmasıdır. Tedavi için başlangıçta bol sülfamitler ve penisilin verilmelidir. Son aşama ivegen durumlarda cerrahi tedaviye başvurulur.

Guatr(Tiroit) Hastalığı Nedir ?

Yorum Yazın